Furuğ Ferruhzad kimdir ?

Burada yazılanların tek gayesi bizden yıllar önce yaşamış ve ölmüş güçlü bir kadının dileğini yerine getirmek, sesini daha çok kişiye ulaştırmaktır.

” Bana göre şiir, ona yaklaştığımda kendi kendine açılan bir penceredir. Yanında oturuyorum, bakıyorum, şarkı söylüyorum, bağırıyorum,ağlıyorum… Pencerenin öte yanında bir varlık olduğunu; orada birinin, belki de iki, üç yüz yıl sonra yaşayacak birinin beni dinlediğini biliyorum.”

Hikayenin en başına gidelim, 4 Ocak 1935 gününe. İran’ın Tahran kentinde, Turan Veziri Tebar’ın doğum sancısı başladı ve Muhammed Ferruhzad üçüncü çocuğunu heyecanla beklemeye koyuldu. Nihayetinde dünyaya gözlerini açtı Furuğ. Rıza şahın aydınları teker teker hapse tıkıp ülkeyi aynı zamanda modernleştirmeye çalıştığı garip bir zamanda dünyaya geldi Furuğ. Ataerkil ve baskıcı bir ortamda büyüdü. Henüz 16 yaşında lise öğrencisiyken kendisinden yaşça büyük olan Perviz Şapur ile evlenmeye karar verdi. Babası keskin kuralları ve karakterinden ötürü Furuğ’a sevgisini hiç gösterememişti. Kocasının onun bu boşluğunu dolduracağına olan inancı onu cesaretlendirmişti. Yuvasından uçmak için acele eden toy bir kuş gibiydi. Aynı zamanda ona aşk şiirleri söyletmeye başlamıştı hissettikleri. Bu güçlü duyguya kaptırmak istiyordu kendini. 1951’de evlendiler ve ilk kitabı Tutsak’ı(Esir) bir yıl sonra, 1952’de bastırdı. Furuğ’un kitap isimlerini ve şiirlerinin içeriklerini hayatıyla ilişkilendirirsek aradığı karşılıksız şefkat ve desteklenme duygusunu bulamadığını anlayabiliriz. Kaçmakta olduğu baskıcı düzene evliliğinde de yakalandı Furuğ ve Tutsak kitabında bunu bize uzun uzun anlattı.

TUTSAK

seni istiyorum ve biliyorum

asla koynuma alamayacağım

sen o aydın ve pırıl pırıl gökyüzüsün

bense bu kafeste bir tutsağım

kara, soğuk parmaklıklar ardından

gözlerim hasretle bakıyor yüzüne

bir elin uzanışını düşlüyorum,

ansızın ben de uçayım sana

boş bir anda düşlüyorum

bu sessiz hapishaneden uçmayı

gülerek gardiyan adamın gözüne

yanında yaşama yeniden başlamayı

düşlüyorum ama bilirim asla

bu kafesten kurtulmaya gücüm kalmamış

gardiyan adam istese bile

kanatlanıp uçmaya soluğum kalmamış

parmaklıklar ardında her sabah

bir çocuğun bakışı güler bana

sevinç şarkılarına başladığımda

dudağında öpücükle gelir bana

şayet bir gün, ey gökyüzü

kanatlanırsam bu sessiz evden

ağlayan çocuğa nasıl söylerim

tutsak kuşum vazgeç benden

bir mumum, canımın alazıyla

harabeleri aydınlatırım

sönmeyi seçersem eğer

bir yuvayı yıkıp dağıtırım

Ferruhzad, F. (2014) Yaralarım Aşktandır. Çeviri: Haşim Hüsrevşahi

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s